| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 43,5182 | 43,5966 | |
| EURO | 51,6162 | 51,7092 | |
| Bugün: | 50 |
| Dün: | 51 |
| Toplam: | 2937 |
KÜLTÜREL VE SOSYAL SIFIRLAMA
Dünya kaos içinde tam bir kültürel ve sosyal sıfırlama yaşamaktadır.
Çağlar boyunca insanoğlu varoluşunun nedenini, neden hayatta olduğunu ve bilincin ne olduğunu, hep merak etmiş,
sonra gökyüzüne bakarak ,yanıp sönen o küçük ışıkların ne olduğunu sorgulamıştır.
Uzakta ki yıldızlar kavramı olmadan insan, günlük yaşamında kahramanlarıyla ve etrafını saran hayvanlarla hikayeler
uydurmaya başladı ve sonra dikkatini gökyüzüne çevirdi işte o zaman takım yıldızlar doğdu.
Daha sonra Astroloji bir disiplin olarak gelişti ve ilk takvimlerin temeli haline geldi bu da ekinlerin ekilmesi ve hasat edilmesi için doğru zamanı tespit edebilmeye yaradı ve akabinde Tarım doğdu ve Tarımla birlikte insanoğlu toplayıcı ve avcı olmayı bıraktı her zaman nehirlere ve büyük su kütlelerinin olduğu yerlere yerleşti.
Ürünlerine bakmak için yani beslenebilmek için göçebe olmayı bıraktılar.
Bu bağlamda ilk kentler ve bunların getirdiği normlarla insan uygarlığı doğdu.
Daha sonra, karmaşık Güneş ve Ay gözlemlerinin yanı sıra daha ayrıntılı hikayeler geliştirildi bu da Astrolojinin günümüz Astronomisine dönüşmesine yol açtı ve sonunda insanlığın kendisine büyük soruyu sormasına neden oldu.
Evrende yalnız mıyım ?
İnsanoğlunun 'Öldüğümde ne olacak ? sorusundan sonra gelmiş geçmiş en önemli varoluşsal sorudur.
Dünya üzerinde çağlar öncesinden bu yana gelen nüfus, hiç bir zaman kendi çıkarlarına uygun düşmeyen yöneticilerin, davranış ve kurallar manzumesinde bunlara uymaya zorlanmıştır. Bu nedenle her zaman kendi çıkarları doğrultusunda yalanlarla örtülü hikayelerle asla gerçeği insanlığa söylememişlerdir.
20.yüzyılla birlikte insanın yararına gelişen bilimsel ilerlemeler ve daha bilinçli göstergeler, karşısında insanların kontrol edilebilmesi daha da zorlaşmış dolaysıyla, kendi yönetimlerinin zararına gelişen bir çok bilimsel gelişmenin onların hakimiyetleri üzerinde yarattığı olumsuz etkileri, bertaraf edebilmek adına, İNTERNET denilen çift tarafı keskin kılıçla onların maniple edilmesinin daha kolay hale dönüşeceğinin varsayımıyla planlarını devreye almışlardır.
KONTROLLER tarafından önceden planlanan duruma uygun olarak, kağıt belgeler ve kitapların gittikçe bakımı zor hale geldiği tezinden yola çıkarak, onları dijital dokümanlara dönüştürmenin halkın yararına olacağını empoze ederek, doğru kaynakların yok edilip kendi çıkarları doğrultusunda internet ortamında servis edilmesi, zaten eğitim seviyesi düşük olan halkları hazır paket halinde her bilgiye ulaşabilme kolaylığı ile cezbederek, onları doğru kaynaklardan uzaklaştırmışlardır.
Dünyayı kontrol edenler, insanların ahlak anlayışları, maneviyatları, bilim ve teknolojilerini kendi kontrolleri altına almaları sonucunda, tezahür ettirdikleri yaşamsal yapıyı gerçeklik algılarıyla oynayarak kendi lehlerine kullanmaktalar.
Dünyayı uzaktan idare ederek, uzaklarda yaşayanları, daha önce hiç olmadığı kadar yakınlaştıran ve Dünyayı daha küçük bir hale getiren internet aracılığıyla, tüm sistemi insanların aleyhine dönüştürmüşlerdir.
Tüm eski verilerin modasının geçtiğini empoze ederek, dolaysıyla o bulguların ve verilerin yanlış olduğunu düşünmelerini sağlamışlardır.
İnternet yalnızca bu değerleri yararlı ve geçerli bilgileri yok etmekle kalmıyor, aynı zamanda genel nüfusun değerlerini, ahlakını ve gerçeklik algısını da şekillendirerek, kontrollerin istediği doğrultuda işlenmesini sağlamaktadır.
Tüm bu argümanların ışığında yapay zeka kullanımıyla, tüm bireylerin kişisel alanlarına da tecavüz ederek, her bir bireyin bağlı olduğu toplumda ki gerçeklik algısıyla oynayarak, Ülkeleri kitlesel çöküşe doğru sürüklemektedirler.
Bu algı öyle bir boyuta gelmiştir ki, Tüm bu yazılanları okuyunca bile asıl gerçekliğin tam aksine olduğunu, bu kadar faydalı bir iletişim kaynağının medeniyetin sıfırlanması için bir araç haline dönüşeceğine inanmakta zorlanan, kitlesel bir anlayış ön plana çıkmaktadır.
Bu sisteme bağlı olarak haksız ve acımasız çıkarılan savaşlar sonrasında, eski ve güzel şehirleri yok etmek, tarihsel kalıntılarla arkeolojik alanları yok ederek, geçmişi silmenin bir parçasıdır.
Dünyaya doğrudan Ruhlar enkarne olduğunda güçlü bir unutkanlık perdesine sahip olan bir gezegende bu sayede tam bir Kültürel ve Sosyal sıfırlama yapılmaktadır.
Aynı zamanda hafıza sıfırlamasıyla amaçlanan kötücül yaklaşımlarla, daha vahim hale getirilen insan yaşamı, her şeye rağmen, eğer nüfus kitleleri, geçmiş yaşamında kim olduklarını hatırlasalardı, tüm bunlar mümkün olmazdı.
Bu bağlamda bunlara karşı kullanabileceğiniz en güçlü silah, kişisel enerji alanınızda ki, frekans boyutunuzu yükseltmek, pozitif düşünce gücünüzü bir an önce hayata geçirerek, kendi benliğinizi ve içsel gücünüzü bir kalkan haline dönüştürmektir.
Sevgilerimle..