| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 43,8000 | 43,8789 | |
| EURO | 51,7008 | 51,7939 | |
| Bugün: | 61 |
| Dün: | 82 |
| Toplam: | 4053 |
ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ..
Yaşamınız tamamen sizin kendi ellerinizde, okuyacağınız kısa satırlarda yaşamınızın neden elinizde olduğunu anlatmaya çalışacağım.
En önemli yaşamsal kısım, sabahları kalkarken ki ruh halinizdir, sabah güne nasıl başlarsanız o gününüzü sonraki haftanızı aylarınızı ve yıllarınızı nasıl etkilediğini anlayacaksınız.
Şimdi hemen yaşadığımız onca acıdan yitip giden canlarımızdan sonra sabahlara ayık uyanmak ne mümkün der gibi olduğunuzu biliyorum, düzenli bir uyku ve sabah ki uyanışınız hayati önem taşır, ben kendi adıma her sabah müziğimle ve şakraları açan düzene sokan meditasyon müzikleriyle güne başlıyorum hemen uyanır uyanmaz yataktan kalkmadan eğer atlarsam bu seferde kendi sesimle şarkılarla uyanıyorum.
Çok iyi bildiğimiz gibi uyku yarı ölüm halidir, sabaha uyanıp yeniden nefes aldığınızı hissetmek her yeni güne şükürle kalkmamıza bir sebeb değil mi?
Bazıları her anlamda hayata küstükleri için şarkıyla müzikle uyanılır mı diyecek oysa ki hepimiz bir frekans ve enerjiden var olan et ve kemik yığını olan bedenimizi, hareket ettiren Ruha sahibiz bu saf enerjilerini tıkamış insanlar bu yüzden mutsuz ve
çaresiz hissederler.
Tüm yaşamımız boyunca insanoğlu aslında rahata ‘’huzura’’ kavuşmak adına didinir durur, ilköğretimle başlayan 20 li yaşlara kadar geçen sürede önce eğitimle sonra iş sonra aile kurmak adına sürekli çalışıp koşturur.
Sonra torunlar vs. ileri yaşları görebilenler birden kendilerini çökmüş bezgin, ve ölümü bekler halde bulur, işte bu süreçte unutulan DÜNYAYA GELİŞ NEDENİ dir.
Yaşadığımız son demde salgınlar doğal afetler terör vb. bir çok olumsuz etkilere rağmen, nefes alabilmenin tartışılmaz en büyük zenginlik olduğunu sadece sağlıklı olmakla ömrümüz ne kadarsa o süreyi huzur içinde mutlu geçirmenin elde edilebilecek
en büyük servet olduğunun farkına varmaktır.
Ruhunuzu arındırmak için, kendi motivasyonunuzu kurmalı, mutlu olmanın en ufak yaşam kırıntıları içinde gizlendiğini görmeli huzurlu bir güne ön yargısız,kavgasız, koşulsuz başlamalı geçmişten sıyrılıp geleceğinizin de ne olacağını düşünmeden sadece o anı o günü düşünerek yaşamı günlük yürütmelisiniz.
Bu anlattıklarım zor değil aksine çok basit kuramlardır, klasik sözdür ama yeri geldiği için tekrar etmek isterim, ‘’çaresiz değilsiniz,çare sizsiniz’’..
Ruhsal arınma adına anonim bir özlü sözde şöyle der; ''Allahım! Bana, Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmem için sabır,
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirebilmem için cesaret ve Aradaki farkı anlayabilmem için de bilgelik ver''…
İnsanoğlu Doğar yaşar ve ölür tek gerçek ölümdür ve hepimizin istisnasız varacağımız son nokta ölümdür.
Bu gerçeği bilerek kimimiz hasta yatağında kimimiz yolda, kazada, kimimiz de doğal afetlerde son nefesimizi veririz.
Sonsuz yaratıcı'nın sisteminde bir devinim içinde çoklu yaşamları yeniden yeni bedenlerle yaşarız her yaşamımızda yaptığımız hatalardan kurtulmak ya da yapmak isteyipte yapamadığımız her ne varsa bunları deneyimlemek adına, Allah'ın izniyle onun tekrar tekrar yaratmasıyla yüzlerce kez ölüp tekrar, diriltileceğiz öyleyse yaşama dair ne varsa hepsinde ölüm de var bu bağlamda matem tutmak 3 günden fazlası yaratıcının sistemine karşı bir duruştur.
Hepimizin en yakınındaki büyükleri yada evlatları kardeşleri eşleri bu sürece yakalanmış acıları içimize gömülmüştür.
Sakın yanlış anlaşılmasın kimseye matemini tutma diye bir söylem içinde değilim sadece yolumuza devam etme zorunluluğunu anlatmaya çalışıyorum, çünkü dünyaya geliş nedenimiz, yaşamı günahıyla sevabıyla hataları ile sürdürmeye devam etmektir.
Bazı şeyleri idrak edebilmek düşünce gücümüzü doğru kullanmakla alakalıdır, ne yazık ki insanlar düşünmekten sürekli tasarruf ediyorlar, yıllardır insanları yetiştirmek adına bir çok dalda eğitimler verdim, felsefe sohbetleri yaptım,sürekli uyanık olmak uyanmak adına uyarılar yaptım, son çıkan Merhaba Dünyalı kitabımda bazı gerçekleri açıkça bazılarını da üstü örtülü yazdım, ne yazık ki insanda ki ego ve kibir onun düşünmesine okumasına en büyük düşman olan davranış biçimidir.
İnsan bunu bazen farkında olmadan yapar, bu bağlamda kalbimi kıran davranışlar içinde çok insan hayatıma girdi ama aniden de çıktı, bu saatten sonra kimseye eyvallahım olamaz, anlattıklarımı Dünya üzerinde çok az ama çok az insan farkında ben de kalan küçükte olsa azınlığa hitap ediyorum, tüm dünya da 2030 yılına kadar çok acı kaos ve ne yazık ki katliamlar olacak bunlardan korunma yollarını aktarmaya çalışsam da işte o muhteşem egolar devreye giriyor kimse dinlemiyor ve okumuyor
bu bağlamda ben üstüme düşeni yapmak adına Derneğimizin sağladığı imkanla size bir şeyler anlatmak adına yüzlerce makalemden 5-10 tanesini aktarmak istedim okuyan da okumayan da sağ olsun, bu yazımdan sonra çok uzun süre burada yazı yayınlamayacağım, isteyen arzu eden kibrini yenenler,'' EGEDEYAŞAM.NET ''gazetesinde köşe yazılarımı takip edebilir.
Sonuçta, sen ne düşünüyorsan 'o'sun, seni var eden tek şey düşüncedir, hayal ettiğin her ne varsa olumlu
ya da olumsuz evren onu aynen senin karşına çıkarır ve onu yaşarsın, bu nedenle lütfen iyi düşün, her şeye
rağmen içinde kötülüğe, olumsuz düşüncelere izin verme, düşünceni nasıl harekete geçireceğini öğren.
Bu çok basit zaten 'Sonsuz yaratıcı 'sana her türlü gücü vermiş, sen aklını kullanmaktan tasarruf ediyorsan,
hayallerini sanki bitecekmiş gibi kısıtlı ve dar bir alana sıkıştırıyorsan, bu kaostan çıkman mümkün değil, aklını kullan
korkma kullandıkça eksilmez..
Sevgilerimle..