| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,5157 | 44,5959 | |
| EURO | 52,0744 | 52,1683 | |
| Bugün: | 58 |
| Dün: | 53 |
| Toplam: | 6388 |
Nisan ayındayız. Akla hemen ayın 23'ü düşer.
O sebeple bu ayın kitap tanıtımını yine Cumhuriyet tarihinden seçtik: Halide Edip Adıvar'ın "Türk'ün Ateşle İmtihanı".
*
Roman sanıldığı olsa da bu, yazarın Kurtuluş Savaşı anılarını paylaştığı eseri.
Eşi Adnan Bey'le birlikte İstanbul'u gizlice terk edip Anadolu'ya geçişlerini,
Ankara'daki karargâhta görev alışlarını,
muharebe günlerini ve Büyük Taarruz'la İzmir'e varışlarını,
bir öykü havasında paylaşıyor.
Birkaç ilginç not:
- Cihan Harbi sonu itibariyle Karabekir Paşa, ülkenin dişe dokunur tek ordusunun başında ve muhtemel bir Ermenistan kuruluşuna karşı halkı silahlandırıyor.
- Yazar bilindiği gibi "Wilson Prensipleri Cemiyeti" üyesi. Amerikan mandasının bir çözüm olabileceğine inananlardan.
Bu seçeneğe "kötünün iyisi" gözüyle bakmış olanlar az değildir.
- Önceden hazırlamadan verdiği ünlü Sultanahmet nutkunda (kürsüdeki, başını önüne eğmiş fotoğrafına aşinasınızdır)
“Milletler dostumuz, hükümetler düşmanımızdır.” ifadesini sarf ediyor.
Bu tümce bir vecizeye dönüşüyor.
- Annesi Üsküplü bir Arnavut olarak çok eğlenceli bulduğum bir tespit:
"Bir Makedonyalı için, başıyla, eliyle veya gözüyle bir hareket yaparak cevap vermeyen herkesin çenesi düşüktür."
- İlk karargâh binası, İttihatçıların Ziraat Mektebi.
Bugünkü Meteoroloji Genel Müdürlüğü binasıdır. Geçtiğimiz ay burayı ziyaret ettim.
Mustafa Kemal Paşa'nın, çalışma salonuna açılan, bugünkü çocuk odalarından bile küçük odasını görünce gözlerim yaşardı.
- Yazarın üstlendiği görevler:
Anadolu Ajansı, Hakimiyeti Milliye gazetesi, Paşa'nın bildiri ve yazışmaları.
- "Mustafa Kemal Paşa fikirlerini telkinden hiç yorulmaz, etrafını nihayet kendi düşüncelerine sürüklerdi.
İnanıyorum ki tarihin dramatik ve ani değişmeleri, çok zaman, dinamik fertlerin eseridir."
- İç isyanlar döneminde gece saatlerine kadar telgraflarla iletilen kötü haber yağmurundan söz ediliyor.
Bugün de bütün görkemiyle karşımızda olan yobazlığın, bütün tıraşlı ve gömleklilere kâfir gözüyle baktığı söyleniyor.
- "Mustafa Kemal Paşa hiçbir şeye körü körüne inanmazdı.
Herhangi bir ülküye tamamen bağlanmış olanları kullanmayı da iyi bilirdi."
Bununla birlikte, Paşa'nın kimi batıl inançları da olduğu yolunda eğlenceli satırlara yer verilmiş.
- Fikriye Hanım'dan “M.Kemal’e bakacak, akrabasından bir kadının Ankara’ya gönderilmesi” çerçevesinde bahsediliyor.
Kadın gözüyle vardığı kanı: “Kendisini nikâhla aldıracak kadar becerikli değildi.”
- "Genç bir Yunan esiri bana dedi ki: Bize her tepeye hücumda ‘Arkasında Ankara var.’ diyorlardı.”
- "Bir siperde Mustafa Kemal Paşa’nın gülerek bize baktığını gördüm. Seslendi:
'Gelin, hanımefendi, harbediyoruz.'
Yüzü, en sevdiği oyunu oynayan bir çocuk gibi gülüyordu."
- Sakarya Savaşı’ndan sonra bir tepede, bir Yunan doktorun yaralarını sarıp yanlarına ekmek-su bıraktığı üç asker bulunuyor.
Yunan ordusunun savaşlar boyunca uyguladığı vahşet de aktarılıyor.
- "Tuhafı şu ki, Yunanlar, Sakarya bölgesinde en iptidaî köylüye kadar bu işin arkasında İngilizlerin olduğunu anlatmışlardı."
Gazi de Naim Palas’taki karargâhta (Kordon'daki Atatürk Müzesi) Yunanistan’ı Türkiye’ye çıkaranın İngiltere olduğunu açıkça söylüyor.
- M.Kemal Paşa 1922 Haziran’ında, cephedeki bir gece toplantısında, Latin harflerine geçme ihtimalinden söz açıyor.
- Kadınlar yalnız kağnıyla mühimmat taşıyarak değil, elde silahla da mücadeleye katılıyor.
Köylü kadınlarımızdan M.Kemal’e “Bize yaptıklarının intikamını sen de onların kadınlarından al!” diye bağıranlar oluyor.
- Yunan ordusu Türk köyleriyle birlikte, kendileriyle birlikte kaçan Rumların da köylerini yakıyor.
- İşgalden kurtarılan Alaşehir'e dair: "O şehri daima insan eti kokusu gelen bir fırın gibi hatırlarım."
Alaşehir gibi Salihli, Kasaba ve Manisa da yangın harabesi olarak anılıyor.
*
Cumhuriyet'e atılan adımlara ayak izi karışmış herkesi saygıyle ve minnetle anıyoruz.
Tolga ARKAT