| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 44,5157 | 44,5959 | |
| EURO | 52,0744 | 52,1683 | |
| Bugün: | 58 |
| Dün: | 53 |
| Toplam: | 6388 |
“NUTUK”LA MERHABA
İlk adım için Kurtarıcı’nın “Nutuk”unu seçtim. İki sebeple:
- Türkiye’de iyi her şey Atatürk’le başlar, her sözün sonu Atatürk’e çıkar.
- 3 Mart 1924 tarihi, Türk devriminin yıldızlaşan bir günü: Halifelik, medreseler ve din işleri bakanlığı kaldırılarak laik Türkiye hedefinde dev bir adım atıldı. Bu değerli Mart gününü anmak için, Mart ayı kitap yorumunda “Nutuk”u ele almak uygun olacak.
*
Geniş ölçekte bilinen ana hatları: 1927 yılında Meclis’te okunmuş.
Okunması da yazılması da günler sürmüş. Gazi’nin söylevini dikte ettirdiği zabıt katipleri arasında yorgunluktan bayılan olur. Yazdıranın doğasını ise biliyorsunuz. “Fikir kulübü”nden başka bir şey olmayan Çankaya sofrasında sabahın ilk saatlerine kadar dinler, not alır, sentezler, karar verir, ikna eder. Birkaç saat uyur, bir kahve içip işbaşına döner jilet gibi.
“Nutuk”un şifresi ilk tümcesinde verilir: “1919 senesi Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım.”
Kurtarıcı ve kurucunun, kurtuluş ve kuruluşu anlatışıdır.
Burada önemli bir not düşelim: Tarihî olduğu kadar siyasi de bir belgeden de söz ediyoruz. Bir galip, tarihi nasıl yazdığını yazmıştır. Bunu yaptığı günün koşullarında bazı eski kader arkadaşları geçici veya kalıcı olarak hasım durumundadır. Aklımızda bulunsun. Bin sayfalık anlatı boyunca Başkomutan kalpağını çıkarıp siyaset adamı şapkasını taktığı anlar olur.
Daha az yaygın sayısız detaya da rastlıyorsunuz. Örneğin padişahın İngiliz Dostları Derneğine üye olduğunu pek bilmeyiz. Amerikan himayesinin bir dönem, sandığımızdan daha geniş çaplı tartışıldığını öğrenmek ilginç oluyor. İstanbul’un işgalinin Ankara’daki karargâh telgrafından “canlı yayın”da izlenmesi anını yaşıyorsunuz. Yunanistan’la nüfus mübadelesinin işleyişinden memnun kalmadığını söylüyor Gazi, şaşırıyorsunuz. Külyutmaz mizacıyla tanışıyor, boş laf ve yuvarlak ifadelere asla tahammülü olmadığını görüyorsunuz.
Önemli gördüğümüz ikinci notu da paylaşalım: 1919-1927 arasına, yalnızca 8 yıla sığışmış dev bir çağın, belgelere ve karşıt görüşlere yer verilmiş, ayrıntılı dizinidir “Nutuk”. Tarihsel ve siyasal olduğu kadar, neredeyse “akademik”tir de.
O sebeple “Her Cumhuriyet çocuğu okumalıdır.” gibi bir öneride bulunmanın sağduyulu olacağından kuşku duyarım. Konuya mesleki veya kişisel ilgi duyanlar dışındaki vatandaşlar için, bağlamını ve açıklamalarını içeren özet eserler belki daha verimli olabilir.
*
Sizlere kitabın içeriğini değil karakterini özetlemeye çalıştım. Umarım genel bir fikir verebilmişimdir.
Yazıyı, bin sayfalık başucu eserinden bir tümceyi çekip önünüze koyarak bitirmek istiyorum. Her Cumhuriyet çocuğunun kulağında küpe olmalı:
“İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez.”
Yaşasın Cumhuriyet!
(Kitap tanıtımıdır, reklam değildir.)
Tolga ARKAT