| Merkez Bankası Döviz Kuru | |||
| ALIŞ | SATIŞ | ||
| USD | 43,5182 | 43,5966 | |
| EURO | 51,6162 | 51,7092 | |
| Bugün: | 53 |
| Dün: | 51 |
| Toplam: | 2940 |
ZAN İLE YAŞAMAK
Bir kimse hakkında zanna dayalı olarak hüküm verme, suç isnadında bulunma anlamında kullanılır. Bu anlam karşı tarafı kırmak, incitmek, yok etmek amacıyla özellikle kullanılmaktadır.
Zan; "sanmak, tahmin etmek" mânası da taşıyan bu Ruh hali, kendini olduğundan farklı bir konumda görmekle vücut bulur.
“Hüsn-ü zan”, kesin bir hüküm ve bilgi bulunmayan bir şeyi veya fiili iyiye yorumlamak, güzel yönünden bakmaktır.
“Su-i zan”; kötü düşünce, şüphe, tereddüt, vehim ve hayal gibi manalara gelir. Kesin hüküm veya bilgi bulunmayan bir şeyi kötüye yorumlamak, menfi yönden bakmaktır.
Fakat daha vahim bir kullanım şekli de, kişilerin kendilerini olmayan bir şekle sokması, ya da edinmedikleri bir mesleğe aitmiş gibi davranmaları, miş, muş gibi zan içinde yaşamaları, örneğin ; Subay'mış gibi, Doktor' muş gibi, Öğretmen'miş gibi, Yazar'mış gibi, Sanatçı'ymış gibi, kısacası olamadıkları kariyer ve makam sahibiymiş gibi zan içinde yaşamalarıdır ki, bu başkalarına zarar verme tehlikesi taşıdığı içindir.
Bu durumda gereksiz polemik savaşına girerler, artık burada sidik yarıştırma hat safhada yalanlarla bezenmiş bir biçim alır.
Polemik zekâların savaşıdır zeki insansa birbiriyle savaşmaz.
Akıllı insan ile zeki insan arasında ki en önemli fark doktirinler arasında zeki çözümlerin izlerini takip etmektir.
Polemik ,bilime dayalı mantığın ön planda olduğu sorgulayan ve eleştiren ruhun tam zıddıdır, bu bağlamda ‘’seninle polimiğe girmek istemiyorum’’ derken, peşin hükümlerle gizli çıkar içinde değilim, sana karşı ön yargı beslemiyorum, ancak senin ön yargılarını kırmak adına da seninle iletişime geçmemin bana hiçbir fayda getirmeyeceğini biliyorum, demektir.
Zeki insan zekice, zekasını kullanmakla kendini koruma zırhına alır, disiplinler arası tartışmayı çatışmaya dönüştürmeden engeller.
Sonuç olarak toplumun her katmanında bu insanları doğuran büyüten, ebebeyn olmak sadece çocuk doğurmakla kazanılan bir yetkinlik değildir, kendine yatırım yapmamış, kendini eğitmemiş bir bireyin bir çok çocuğa sahip olmaması, toplumun, temel aile yapısında derin yaralar açmasına izin vermemeniz adına mutlaka öngörülmelidir.
Bu bağlamda fedakarlık yapmanız gerekiyorsa en başta çocuk sahibi olmamakla bunu sağlamanız kaçınılmaz gerçektir.
Şunu asla unutmayalım ki, bu çocuklar sadece bizim değil toplumun temel taşlarının gelecek yöneticileri, doktorları, mühendisleri, mimarları, askerleri ve öğretmenleri olacaktır.
Bu ikilem içinden çıkamayan kendine sürekli sanatçı diyen o zan ile abad olanlar, şunu iyi bilmek zorundadır.
“Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve uğraşlardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.
” “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız.”
“Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz,böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir.
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”
ATATÜRK
Sanat Dünya üzerinde siyaset ve medyadan sonra gelen en kuvvetli güçtür, bunu doğru kanalize eden ülkeler bu yolla trilyon dolarlar kazanmakla kalmaz, kendi siyasi görüşlerini ve ilkelerini tüm dünyaya kabul ettirirler.
Ne yazık ki, ülkemizde her şeyin birbirine geçtiği anlam kargaşası içinde, şarkı ya da türkü okuyan ya da resim çizen herkes kendine sanatçıyım demekte o zan ile yaşamaktadır.
Eskiden kullanılan 'Hanende' (korist, şarkı söyleyen ), 'Sazende' (saz çalan, enstrümanist) deyimleri, vokal gibi tanımlarla da açıklanabilmektedir, oysa ki sanatçı; sanatıyla kendine özgü bir dünyayı yansıtan, toplumla bağ kuran, evrensel temalara değinen, özgünlük taşıyan yaratıcı üretimlerle duygu ve anlam yüklü işler yapandır.
Sonuç itibariyle en tehlikeli insanlar, seviyormuş gibi, özlüyormuş gibi, yardım ediyormuş gibi, görevini yapıyormuş gibi, vatansevermiş gibi, davranan insanlardır, bu insanlar, topluma bilinçli ya da bilinçsiz en büyük zararı verirler.
Sevgilerimle..
Haşmet GÜRBÜZ